8 Aralık 2009 Salı

Yeralti nehirleri 2





Sana Dersim demiştim, Dersim gibiydin sen


Yüzünde uzun yaralı ve sürgünler tarihi

Bir başına bırakılmış kayıp ceylanların dilbersin sen

Mercan sabahlarında

Mameki akşamlarından koparmışlar sevmelerini

Ne böğürtlen anılarım, ne ilkyazların şimdi

Vurulmuş bahar izleri taşıyan bir puşi misali

Saklı çığlıkların öfkesi



Dağların sessizleşip derinliğine düşünceye daldığı, karanlık mağaralardaki cila puf’ların gün doğumlarıyla aydınlattığından nöbetçi gerilla bir an görevli yoldaşlarını uyandırmak istercesine hızla nöbet yerinden içeri daldı. Ne bildiri başımı, ne pankart yapma hazırlıkları ve ne de bir pusu hazırlıkları, bu tip eylemlerin takvimi is bölümüne dayanır, planlanır: işte dağlarda bunları yapmanın koşulları yok denecek kadar az olmasına rağmen irade ve yaratıcılık, işbölümü, herkesin yeteneğine göre ilkesi. Şehirlerden, ülkelerden uzak, dağlar, patikalar, volkanlar, ağaçlar, derelere inat yaşam bir yeraltı nehirleri gibi akar her gün aynısını diyalektik olarak yalamadan. Öyle sıradan bir yasam değildir yeraltı nehirleri, özgürlüğünü kendi nasırlı ellerine almış, ama özgürlüğü elinden aldığı gibi, hiç özgürlüğü yok edilmemiş yeni tipte insanların yaşamıdır bu yeraltı nehirleri gibi. Tutsak edilen insani doğanın yaşamıyla yeniden üretmektir yaşamı iç içe. Bu yüzden iki kişiliktir aşk hali, içimizdeki çürüyeni öldüren de bu genetiktir.Umutlar mutluluğun yeraltı kaynaklarıdır, yarını bugünden büyüten, dirençtir, fedakarlıktır, tanımadığın insanları sevebilmektir, ölebilmektir esmer tenli bedenler için, yarını bugünden yaşamak için nehirleşmektir yeraltında bir kardelen gibi.



Geçitleri tutulmuş ırmakları aşıp sana geldim

Kavuşmanın ateşi için, aşk şarabı kıvamında

Uzun bir mülteci kederinde ayrılıklar biçip

Yasaklı dilimde özgürlük türküleriyle sana geldim.



İste bu yüzden yeraltı nehirleri kimi zamanlar kıpkızıl bir şafak vakti, denizlere yakamozlar vurunca bam telinde özgürlüğü çekip alacak, ve devrim disiplinli, programlı, planlı büyüyen ve büyütülen bir yeraltı nehirleridir okyanuslarını bekleyen.Ve o yeraltı nehirleri bu düzeni değiştirme inancı taşıyanların sesi, soluğudur her vardiyada, yapılması gerekenleri halklaştıran, değiştirmenin yolunu kendi damlasında başlatan, büyüne devrim ateşini daha da Kawalaştıran bir öznedir yeraltı nehirleri. Yaşamı devrimcileştirmek için üç kibrit çöpüdür, on altı rüzgardır ölüm oruçlarında, işkencede kızıl bereli bir yıldızdır ser verip sif vermeyen, deniz gibi cağlaşmaktır mahirce, kolektif bir benliktir sorunların içinde çözüm gücü arayan. İşte bu damlaların irade birliğidir on eylül'de bu kutsal topraklarda yeraltında nehirleşen.





şiirler: İlhami Sertkaya



.yeralti nehirleri kollektifi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder