11 Aralık 2009 Cuma

yeralti kollektifi Muratgan Mungan




Mahmud ile Yezida birbirine düşman iki köyün; Müslüman ve Yezidi köylerinin gençleridir. İki genç evlenmek için umutsuzca çareler arar. Mahmud dilek ağacının yanında, Yezida’nın saçlarına kırk gün boyunca birer tane örgü vuracaktır; kırkıncı gün kırkıncı örük tamamlanır. Yezida Mahmud’a kaçmaya ikna olmuştur en sonunda. Bu arada Müslüman köyün ağası devletin yeni çıkardığı toprak reformundan etkilenmemek için Yezidi köyünün arka tarafındaki bataklığı kurutup, tarla yapmaya karar verir. Yezidilerin tepki göstermemesi için Yezidi köyünün dairelenmesine karar verilir. Böylece Yezidi geleneklerine göre, çizilen daireden çıkamayacak olan Yezidi halkı müdahale edemeyecektir.

Köy dairelenir; Yezidi halkı yastadır. Bu arada Mahmud’un köyün ileri gelenlerinden biri olan Teyfo Ağanın kızıyla evlenmesini ister köyün ağası Havvas Ağa. Bu isteği Teyfo Ağanın toprak talebinde bulunmaması içindir, çünkü Teyfo Ağa’nın kızı Güllüşah, Mahmud’a deli gibi aşıktır, uğruna kendini asmaya bile kalkmıştır ve Mahmud’un ağabeyi, Havvas Ağa’nın yeğeniyle evlenmiştir. Havvas Ağa çıkarları için, Mahmud’un ailesine çıkışır. Fakat Mahmud bu evliliği kabul etmez, karşı çıkar. Daha sonra Yezidi köyünün etrafındaki daire silinir ve Yezidilerden bir tepki beklenir. Bu arada Mahmut Yezidi köyünde görülmüştür, dilek ağacına yeşil mendil bağlarken. Yezidiler tarafından öldürülmüş, ağaca yeşil mendil bağlayan eli kesilmiş, köye hudut yapılmıştır.

Irmağın kenarında dolaşırken Yezida, sevgilisinin kesik eliyle karşılaşır. Çıldırır, kendini parçalar. Ölüm dairesini çizer ve kendini hapseder. Annesi Raşa Ana gelir.

RAŞA- Nasıl bir sevdalık hakkıdır ki, ölümle ödenir Yezida?
YEZİDA- Bu nasıl törelerdir ki sevdayı ölümle ödetir aney?



Bu saatlerde hep siirlere yolculuk yaparim.Rahatlatirir düsündürür ve
yazdirir.Munganin daha önce beni etkileyen Mahmud ve Yezida ile Hüseyin
Demircioglunun Ölüm Orucu arasinda ki o ölüm cemberini daha iyi anladim
diyebiliri.mistik,ruhban,isyan motifleri var siirlerine,insana dairlerinde iste
Kum saati,den sectigim bir siir,umarim begenirsiniz.

üc yol yan yanadir
ne yana düser kan kalesi
kimin rivayetiyle yürür simdi
mezapotamyanin belleginde
hep diri duran
kesikbas
hikayesi

ömrü yetmez anlatanin
ya susar,ya susar
yeniden basladigi yerde
gecilmis uzun yollar

her destanin cogalmis bacaklari
ey alinmis yollara iz birakanlar
cöl sirtinda kendi ufkuna vakif olanlar
Yusuf,un kuyusu kalbinde idi.

Murathan Mungan, 2l Nisan 1955’te Istanbul’da doğdu.






Çocukluğu ve ilk gençlik yılları, memleketi olan Mardin’de geçti. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Aynı bölümde “master”ını tamamladı.

Ankara’da Devlet Tiyatroları’nda ve Istanbul’da Şehir Tiyatroları’nda “Dramaturg” olarak çalıştı. 1987’de günlük gazete olarak yayımlanan Söz gazetesinde,“Kültür-Sanat Sayfası” editörlüğü yaptı.

1988’ten beri serbest yazar olarak çalışmakta ve halen Istanbul’da yaşamaktadı

yeralti nehirleri kollektifi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder