4 Aralık 2009 Cuma

Yeralti kollektifi Karl Marks


"Nasil ki Darwin organik doganin üreme yasasini bulduysa.Marks'da insanlik tarihinin gelisme yasasini,diger bir ifadeyle insanligin,siyaset,bilim,sanat,teoloji vb.


ile ugrasandalarda daha önce,önce yasamak icin dogal gereksinmeleri ( yemek,icme,barinma,kazanimlari,giyim vb)bunlarin sonucu olarak maddi ilk üretim

araclarinin üretimi ve iktisadi gelismislik derecesi,devlet,hukuksal görüsleri,sanatin ve dinsel görüslerin gelisme kosullarini bulduklari temel ifade etmede ve

bunlari aciklamak gerektigini buldu ve daha önce bu gibi maddi temeli bulunmayan sacmaliklarin üstünü örtülmüs bulunan o temel olguyu buldu...Secme eserler"



Ezilen insanligin büyük emekcisi ve sosyalizmin kuramcisi Karl Marks ölümünden buyana tam 129 yil gecti ama hala onun düsünceleri kurami ekonomik krizin

derinleserek gelistigi su günlerde bir daha güncel ve ögreticidir.Engels'le birlikte sosyalizmin maddi bir gereksinim oldugunu isci sinifi ve ezilenlerin partilerine

son derece güclü ve etkili bir ideolojik silah veren büyük kuramcinin o zamandan günümüze önemli degisimler gecirmesine karsin sinifli,kapitalist toplumun

temel özelligi olan üretim araclarinin denetimi ve siyasal erk olarak yöneten burjuvazi ve bunlarin denetimlerinde olan ezilen sömürülen milyonlar ile kafa ve kol

arasinda ki antagonist**celiksi** hala varligini koruyor.Iste Marks'i yada Marksizmi teorik olarak,Leninizmi pratik olarak kavramamiz icin bu celiskiyi iyi kavramak

gerekiyor.



Insanlik tarihi cok eski caglardan beri baskinin,siddetin,sömürünün ve zorbaligin olmadigi bir- esitlik-özgürlük-kardeslik özlemiyle yasamis ve bu özlemler icin

her zaman ezilen ile ezen sinif arasinda bir iktidar kavgasi yasanmis ve ayaklanmalara yol acmistir.Ancak kapitalizm öncesi toplumlarda maddi üretimin yetersizligi ki bu sinif olmanin temel eksenidir.Iste tamda burda sinif olmanin geregi bu celiskileri kavramak dahasi bu celiskilerin sonucu icin devrimci eyleme

katilmaktan ve örgütlü durus sergilemeten gecer.Siniflarin temel mantigi da budur.Ama kapitalizm emekcinin koynunda dev üretici gücleri uyandirarak maddi

üretimin yetersizligini asmaya baslamasi ile üretim araclarindan yoksun modern isci yoksullarini ortaya cikartarak,emegin iktidarinin esas kosullarini yaratti.Bu

ekonomik krizde sinif bölüklerinin daginik olmasi,ezilenlerin kendi partilerinde yoksun olmalari yada öncü partilerinin ice dönük politikalarindan dolayi emperyalist

mali krize gecici cözümler üretirken bile Marks ve Marksizme atifta bulunuyorlarin nedenlerini de biraz buralarda aramak gerekiyor.



Zamaninda bugün ekonomik krizin bas aktörleri Almanya,Fransa ile Ingilizlerin belli basli düsünce akimlarinin yani klasik Alman felsefesini,klasik Ingiliz ekonomi

politigini ile Fransiz ayaklanmalarini ezilenler icin sentezleyen ve onu güclü bir silaha dönüstüren Marks,her seyden önce tarihsel meteryalizmin bilimsel bir

aciklamasini yaparak emekci milyonlara gidilecek rotayi gösterdi.O toplumsal gelismelerinin motor gücü krallar vb,üstün bireylerin eylemleri,mücadeleleri yada

teolijisel doga üstü güclerin müdahaleleri oldugu yolunda ki metafiziksel ve idealist görüslere karsi ezilenlere bir miras birakmistir yukarida ki giris yazisini Engels

mezari basinda yapmistir.



Iste üretici güclerle üretim iliskiler yada özel mülkiyet iliskileri arasinda ki celiskilerin,toplumsal gelismelerin temelini olustirdugunu ortaya koyuyor Marks. Toplumun ekonomik temeli yahut alt yapinin bu iki temel celiskisi arasinda ki mücadele,siyasal planda kendini ezen-ezilenler,sömüren-sömürülenler olarak

görmemizi de saglar"Simdiye kadar ki bütün toplumlarin tarihi,sinif savasimlari tarihidir"der komünist manifesto'da.



Gercektende ilkel komünal toplumun yikilmasindan günümüze kadar bu savasimlari görmek mümkün.Ezen ile sömürülen ve eski üretim iliskilerini temsil eden

siniflarla,eski barbarlik üreten sinif olarak Kapitalistler,emperyalistler,fasist iktidarlarla onlara karsi özgürlük-esitlik-kardeslik icin mücadele edenlerle kiyasiya

bir savasim hala devam ediyor.Iste ondandir ki tüm dünyada yasanan mali ekonomik kriz derinlestikce yüzeysel bile olsa burjuva yazarlar ve iktisatcilar,eski

dönek liberal Marksitler de Marks'a atifta bulunmalarinin gercek nedeni de tamda bu.Daha derinlesek olan mali ekonomik kriz bir bicimiyle proleteryanin

devrimci eylemiyle bulusmamasi icin sosyalizme ve Marks'la bulusmalarini engellemek icin krize care üretmeye,Marks'tan yararlanmaya calisiyorlar.



Burada ki bizi ilgilendiren esas sorun Marksizmin mihenk tasiyla yani proleterya diktatörlügü kavrami ile 1871 Paris Komünü deneyimlerinden dersler cikartarak

derinlesen proleterya diktatörlügü kavrami ile neden devrimcilerin ayristiklarinida görebilmemiz icin gereklidir.Devrimci örgüt ve partilerin ayirim noktalarindan

bir de iste tamda budur.Iste bazi liberal solcularin Marks'a ve Marksizme saldirmalarinin temelinde bu diktatörlük yatar.Dolayisiyla isciler ve ezilenler icin tam bir

demokrasi olan proleterya diktatörlügü,burjuvazi ve sömürenler icin bir ezilenlerin diktatörlügü oluyor.Demek ki ezilenlerin iktidari ya da sosyalist demokrasi

kavrami budur.Toplumsal yasamdan beslenerek gelisen,maddi yasamdan ögrenen,gelisen bilimsel bir formüldür bu.



Iste Marks'in bilimsel kanitlarindan biri de;kapitalist toplumun hareketinin ekonomik yasasini kefsetmis.O,metanin niteligini ve kapitalist toplumda ve ekonomide

tuttugu yeri analiz etmis,sermaye birikiminin önemi ve islevini ortaya sermis,kapitalist üretim biciminin"mali ekonomik kriz" yol arkadasi olan ekonomik bulanimlarin asiri üretimden kaynaklandigini "stok" ve kapitalistlerin iscileri ve ezilen milyonlari sömürerek elde ettikleri arti-degerin can alici noktasina isaret

etmistir.Kapitalis toplumda sermaye birikiminin tarihsel egiliminin önce bagimsiz üreticilerin sermayeye bagimli kilinmasina,yoksullasmalarina ve giderek

emekcilesmelerine yol actigini ve bu sürecin sonunda kapitalistlerin kendilerinin mülksüzlesmelerine ve sermaye fazlaligi ve de birlikte merkezilestigine

götürdügünü söyler Marks.Iste bu gelisimin kapitalist toplumda ki esas adi sosyalizmdir.



Komünist Manifestoda Marks ve Engels söyle söylüyorlar.



"Insanin insan tarafindan sömürüsü ortadan kaldirildigi ölcüde,bir ulusun baska bir ulus tarafindan sömürülmeside ortadan kalmis olacaktir.Ulusun kendi

icinde ki siniflar arasinda ki uzlasmaz karsitlik ortadan kalktigi ölcüde,bir ulusun baska bir ulusa besledigi düsmanlikta son bulacaktir.



Ulusal sorununa yaklasim konusunda ezilenlere biraktigi bayrak ve halklarin kardeslesmesi yasasini Lenin ve onun önderliginde ki bolsevikler mücadelesiyle

yasam bulmustur.



Marks asla bir ütopik sosyalist olmamis,yanlizca teorik ve bilimsel calisma yapmamis,proleteryanin,ezilenlerin öncü devrimci ,komünist örgütlerini olusturma,

taktik,program,stratejik siyasetlerini belirleyerek,kapitalis ve emperyalist barbarliga karsi ekonomik ve siyasal yasamda savasmis ve savasmaya emekcilerin

nasirli ellerinde devam ediyor....



yeralti nehirleri kollektifi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder