10 Aralık 2009 Perşembe

Yeralti kollektifi Gülsüm Cengiz Akyüz






Döne döne yağıyor kar,


usta bir ressam gibi sallayarak fırçasını.

Örtüyor sokakları, çıplak ağaç dallarını.

Yoksulluğunu çatıların,

insanları —köşebaşlarında çaresiz—

çocukları, üşüyen serçeleri dallarda

—örtüyor—

Bir masal görüntüsünde.



Döne döne yağıyor kar,

katarak önüne erkenci çiçekleri

iniyor bir dostun mezarının üstüne

—öleli bir yıl oldu—



Döne döne yağıyor kar,

kırbaç gibi patlayarak yüzlerde.

Bir serçeyi boğazlıyor

bir yerlerde birileri.

—sıkışıyor yüreğim—



Döne döne yağıyor kar,

bitmemiş şiir gibi

sıkarak yüreğimi.

Birisi ağlıyor uzaklarda,

dinleyerek öyküsünü

karda asılmış bir genç kızın.
Borcum var insanlara,tanidik tanimadik


borcum saymakla bitmez,diye yazmis sair,disarda firtina ve yagmur elele tutusmus,

camlarimi islikliyor,vardiya paydosa düstügünde bu saatlerde.

Sairinin kendisini borclu hissederek yazmasi bana Dörtleri Gecesi adli okudugum kitabi

animsatti Kemal Pir,adli devrimci Diyerbakir zindanlarinda sehit düsmeden vasiyet etmis olur

ya bir gün aranizdan ayrilirsam Mezar tasima borclu diye yazarsiniz.Bu dizeler de,bu sözler

yabanci gelmiyor bilgi hazneme.

Cünkü halka inanc ve baglilik ile sadakat böyle bir borcun altina girenleri saiiri Gülsüm

Akyüz dogal olmanin ötesinde devrimci bir düsünüs pratiginin teorik önermesini yansitmis

sözleriyle.Siir ve yasam ölüm diyalektigimizdir,basucu isyanlari,barikat düsleri,gemileri

bir baska dünya,ya sürme sürüvenidir devrimci sair ve siirler

El yordamiyla yürüyorum alacakaranlikta

bir elimde aci,bir elimde umut

yani basimda sevgi,

inancin isigi önümde lamba

Havada barut kokusu

tüyleri kan icinde sercenin

karda kanli ayak izleri

avcilar iz pesinde,derken 12 Eylül siyah ve gri,den dersler verir bize,idamlar,ihanet,kan,gözyasi ve ölüm

tüm bulara karsi Umut,da var der,sevgi,lamba,isik ve direnenlerden bahseder Gülsüm Akyüz.

Simsiyahkaranlik bir ortamda devrimin izini süren insanlarda var,her zaman.Bu direnc gülleri

karanliga isik demetleridir.

DGM,de bir aksam üstü

tel örgünün bir yaninda sen

bir yaninda ben

Bir durusma sonrasi

cezaevi arabasini beklerken

paylasiyoruz tutsakligi

arkasini dönüyor asker

asip tüfegini ucuna

o nizami suratini der Sevdamiz Ciceklenir Zula,daki siirinde 12 Eylül karanligini resmeder

hayata.Kayip cocuklari,idama celme atanlari,tutsak asiklari ve karanligin bilimeyen

atesböceklerini anlatir bana

Aksamdi

iniyordu hüzün

siirin kapilarini zorlayarak

iceride bir ogul-kiz

disarida binlerce ana vardi..diyen devrimci yeralti nehirlerinin devrimci sairi Eylül karanligina öfke kusanir....


Gülsüm Cengiz [Akyüz], 1949 -

Isparta'ya bağlı Sütçüler'de dogdu. istanbul ilköğretmen Okulu'nu bitirdi. 14 yıl süreyle İstanbul ve Balıkesir'de Öğretmenler yaptı. Daha sonra bu görevinden ayrılarak yayıncılıkla uğraştı. Çeşitli ansiklopedilerde Editörlük ve sonra yönetmenlikten Demet Yayıncılık'ı kurdu. Ardından Çeşitli gazete ve dergilerde çocuk Yayınları Editörlüğü, radyo programcılığı ve Çocuk Sayfası Aziz yaptı.

Kuşlar Kralı Kim Olacak (1990 ile) adlı eseriyle Sıtkı Dost Çocuk Edebiyatı mansiyonu, Makas Kesmez iğne Dikmez Olmasa Ellerimiz (1997) TOBAV Çankaya Belediyesi ödüllerini, AYŞE'NİN Günleri (1993) ile de Almanya'nın Mainz kentinde "Sıradışılık Ödülü" nü vs kazandı.



yeralti nehrileri kollektifi





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder