7 Aralık 2009 Pazartesi

Yeralti kollektifi Anatoli V Lunacarski


kente kapandık kaldık tutanaklarla belli


sirk izlenimlerinden seçmen kütüklerinden

yüzlerimiz temmuzdan ötürü sallanır ve uzar

ve her köşe bir tuzaktır

birer darağacıdır her meydan saati

öğle vaktini kesinlikle gösteren

oysa hep güçlü dağları görmenin zamanıdır



çığlığım uzun uzun kalır içimde

yani güller giyinmiş bir adam nerde ben nerde

rüzgâr bir dirimi dört yöne bölerken tepelerde

ve gece duruşmasından yeni çıkmışken

sabahın terazisi eksik tartar gölgemi



artık öyle açık ki kuşkuya yer yok

kim gelirse gelsin acıya hep yer vardır

tutanaklarda duvar diplerinde ve bazı yerlerde

örneğin çukurova ve mekong köylerinde

acıdır ağacın gölgesini yapan

bunu herkes bilir



kutsal acı besleyen acı sütünü emiyoruz

yatıyoruz seninle terli döşeklerde

saati seninle kuruyoruz bir çalar saati

sen donatıyorsun kalbimizi

kalbimiz çoğu zaman yeterli ve ürkek

kendi çoğunluğunu kendi üreterek



kente kapandık kaldık iki cadde iki alan bir saat

mutsuzluk acıya varana kadar

artık yeminimiz bir tatar gölgesi gibi

öyle bir gölge ki belki çok dardır

kısa vakitlerinde aceleci akşamın



artık öyle açık ki kuşkuya yer yok

acıya hep yer vardır aramızda

dört cepli yeleğim aynı kolaylıkla taşır her şeyi

bozuk paraları da umutsuzluğu da

aynı kolaylıkla tutmuş gibi olurum

güneşin yedi renk ayasını



biliyor musun güçlü dağları görmenin zamanıdır

şimdi bir bağırsan çok iyi biliyorum

ya da üst üste silah atsan

kent tepinir belki bütün kuşlar uçar

belki değil mutlaka

ama

bir tanesi mutlaka kalır demis Turgut Uyar......

Kazlicesmedeki cocuklugumuzun en yoksul oldugu anlari,Yeniyol,a


kurulan Lunapark,i tüm Karer,li cocuklarla beklemekle gecerdi.Tanimadigimiz,

dilini bilmedigimiz bu yoksul semtte hep yoksul cocuklar yasardi.Civilmi civil,

afacan,paylasimci,kavgaci hepside isyan yüklüydüler.Dönme dolaplar,korsan

Hasan,atli karincalar.Kimimiz boyaciliktan sonra,kimimiz para bulunursa hafta

sonlari,kimimiz bayradam bayrama,bazen gözyaslarimizi sakladigimiz bir acisi.

Bu kentin hizla bizi asimile ederek yuttugu bir kocaman timsah gibi,bizi

gün be gün yok eden cocuklugumu nereden aklima getirdim simdi,on is güc

sikinti varken.

Bu bahar ögleni,nerenden su Lunapark neden demeyin iste ?..19

yüzyilin son bahar sicaklari kavuruken bu günler gibi yeryüzünü,Avrupa,dan

Asya,ya,Dogu,dan Bati,ya Kuzey,e ve Güney,e"Komünizm sinirlari zorlayarak

yön tahlil etmeden yerküreyi kizillastirdi.Rus,yada Car otokrasisine karsi

direnisi en ön saklarda kizil karincalar ordusu kurmustu,Car gericiligi kendi

iktidarina savas acan bu cocuklara zindan,iskence ve sürgünle cezalandiriyordu.

Iste Car,a karsi direnenlerden biride adini Lunapartan alan Lunacarskiy,di.

Bu direnis sonucu sürgüne yollanir,oradan ise Avrupa,ya gider.Yasam devrimciler

icin epey zordur.Bir yandan Rus devrimcileri kendilerini yenilerken,bir yandan da

Rus gericiligi ve karsi-devrimci kusatma altindaydilar,bu kosullarda Rus komünistleri

devrimci calismayi güclendirmeye calisiyorlardi.

Lunacarski Avrupa,ya bu kosullarda yerlesti,yasaya bilmesi icin maddi gereksimlere

ihtiyaci vardi,diyer devrimciler gibi ve bunlari elde etmek icin cok güzel ve ilginc bir

yöntem buldur.

Fransa,da cocuklar icin bir park kurar Lunacarski,devrimci calismalarin ihtiyacini

ve maddi cisintilari asmak icin kullanilan bu park adinibu iki heceden aliyor.LU-NA

Iste Lunaparkin gercek öyküsü bu.

Bir Agustos sicaginda Agustos böcegi gibi tembel bir parka kitap okuyorum.

Ya gazi pasa duyarsa.yazari derinci bir yazar.tembellik yapiyorum anlayacaginiz.

***

Lunacarski,Sovyetler Birliginin sosyalist kültürüyle yasayan önemli portrelerden

biridir,üstün zekasiyla Ekim devriminden sonra Egitim Isleri Komiserligi görevini

üstlenir,Devrimci Lunaparki yaratan bu kültür adami 58 yillik yasaminin büyük bir

bölümünü devrimci kültüre adayan bir kültür fizolofudur bence.

1875,te dogan;Anatoli Vasliyevi Lunacarski.1897,de RSDIP,e katilir.Bolsevik-mensevik

ayrismasinda kizilbolseviklerin saflarinda kalir.1905 yenilgisinde"altin arayicilarina katilir"

Subat devriminden sonra yeniden bolsevik parti saflarina katilir.1933 yilinda Büyükelci

olarak Ispanya,ya gönderilir.Görevini yerine getirmek icin Madrid,e giderken Fransa,nin

Mentone kentine Lunapark sehrinde ölür..



Onlar ki bir yeralti nehridirler

her gün bin beladan kurtulur

bin engelden gecerler

bazen durulur

yayilir

gerinirler

bazen cosar

köpürürler

karalardan görünmeden kimseye

denizlerden günesi gösterirler

okul yolunda bir ögrenci

isyerinde bir grevcidir artik

okunan kitapta

yazilan defterdedirler

yükseleln bilincte

Ve eriyen cevherdirler

Yer altinda o nehirler -o yeralti nehirleridir Lunaparktaki cocuklar gibi.



yeralti nehirleri kollektifi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder