26 Kasım 2009 Perşembe

Yeralti kollektifi Maksim Gorki



Sanat ve edeiyat siniflar mücadelesinin ideolojik argumanlarindan enönemli bir aracidir.Ezen sömüren siniflarin cikarlarina hizmet ederek


gerici-irkci bir niteligede bürünebilir,bürünürde.Ya da ezilen halklarin sömürüsüz bir dünya özlemi yaratma pratigine de hizmet ederek,

halklarin mücadelesine devrimci bir nitelikte kazandirir.



Ancak kapitalist-emperyalist bu toplumda ki üretim iliskilerine sinifsal duruslarina denk düsen bir niteliktir.Egemen erk burjuvazi asirlardir

sanat ve edebiyatin siniflar üstü oldugunu,yansiz ve tarafsiz oldugu palavrasini yaymistir.Bu sadece sömürücü erk olarak iktidarini

elinde bulunduran burjuvazinin kendi kar dürtüsünü ezilen milyonlara meshurlastirmak durumu bir kadercilik gibi kabüllenmelerini saglamak

kendi sinifsal ahlaklarini"ahlaksizliklari-ni mesru kilmak icindir.Her toplumsal devinimde bu hep böyle olmustur,ama sosyalist toplum da

haric.



Her seyden önce sunu belirtmeliyim ki tarafsiz edebiyat ve sanat olamaz.Her sinif kendi sanatini-edebiyatini,aydinini ve kültürünü yaratir.

Ancak belli bir cagda devrimci düsüncelerin var olabilmesi icin devrimci bir sinifin varligi sarttir.Tarihin tüm dönemlerinde ki toplumlarda

her sinif kendi kültürünü-edebiyatini yaratmistir.Cagimiz emperyalist-kapitalist caginda devrimci sinif isci sinifidir.Neden cünkü ileriye

dönük,gelisen tek sinif olma özelligini kazanir.Bu pencereden yani ezilenlerin durusundan bakarsak edebiyatin,devrimci edebiyatin sinif

mücadelesinde önemli bir silah oldugunu rahatlikla görebiliriz.



Sosyalist proleterya acisindan edebiyat,bireyler ya da topluluklar icin bir zenginlesme araci olmamalidir,diyemeyiz sadece;

edebiyat isci sinifinin genel davasindan bagimsiz,bireysel bir girisim olamaz sadece.Edebiyat proletaryanin genel

devrimci davasinin bir parcasi haline gelmeli,bütün proleteryanin politik olarak bilincli bütün öncüleri tarafindan harakete

gecirilen o tek ve büyük sosyalist iktidar mücadelesinin bir vidasi ve carki olmalidir der...Parti Edebiyati.Lenin



Ezilenlerin tarihi edebiyatcilara,böyle ezilenlerin safinda mücadele edenlere,yasamiyla,kavgasiyla,fedakarligiyla,örgütlü durusuyla,

proleteryanin sanati-edebiyati anlasiyisiyla bir proleter emekciden bahsediyorum;Maksim Gorki,kendiside bizim gibi emegi ile gecinen,

ayni zaman da parti iscisi olan Gorki,asla kendi sinifindan uzaklasmamis,daima ezilenlerin mücadelesine devrimci aydin durusuyla

hizmet etmis ve eserler yaratmistir.



"Bir cocugumuzun yetismesine dogrudan katkida bulundu Gorki.Bütün hepimizin hocasiydi O .der Stalin.



Ilk okumaya baslaginda emekci Gorki duygularini söyle ifade eder."Kitaplari önüme serdigi dünyanin tinsel zenginligi ve yenilikleriyle sevincten basim dönmüstü önceleri.Onlarin bana insanlardan daha yakin,daha ilginc,daha yararli oldugunu sandim;

yanilmiyorsam yasamin gerceklerine kitaplarin penceresinden bakmak gözlerimi kamastirmis,körlestirmisti beni.Ancak

ögretmenlerin en akillisi ve en ögreticisi olan yasam,benim o körlügümü gider di "der



Ilk okumaya basladiginda kendi kücük penceresinin disinda da dünyanin kocaman bir penceresi oldugunu kefsetti.Her kitabi

bitirdiginde icinde bulundugu yasami daha iyi analiz ederek bunlari aktarmaya karar verir.Özellikle isci sinifinin bilimcileri,akdemisyenleri

yazar ve aydinlari olup olmadigini aratirmaya baslar.Bu örnekten yola cikarak kendine güvenini arttirir ve marksizme egilimi

artarak gelisir.1899 yilinda ilk romani olan "isyanci"yla dünya capinda ün salar ve pesi sira"ayaktakimi arasinda" ve "kücük

burjuvalar" yazar ve ilk romaninda isyancilar yani ayak takimi ayaklanir ve Gorki 1905'te tutuklanir.



Iste tamda bu dönemde hepimizin tutkuyla okudugu o bas yapit olan"ANA"yi yazar.Devrimci edebiyatin ölümsüz eserini

yazdigi o günlerde Lenin'le iliski kurar ve bu iliski daha sonraki sürecte bir yoldasligiga dönüsecektir.



1913-23 yillari arasinda kendi biyografik hikayesini anlattigi ünlü eserleri,Cocuklugum,Ekmegimi Kazanirken;Kitaplarin da kendi yasami

gibi Rus yoksullarinin calisma ve yasam kosullarini,mücadelesini anlatir.



1921-28 yillari arasinda sagligi nedeniyle Italya'ya bilincli gönderilir ve orada kalir.Son yillarini ise devrimci yazarlar yetistirmeye

adar.



Kendisini bir emekci olarak tanimlayan Gorki tüm yasami ve mücadelesi boyunca isci sinifini iktidarlari yürüttügü ayaktakimi

ile birlikte yerini alir.Isci ve örgütlü bir aydin olmasi,edebiyatci-sanatci kimliginde her zaman isci sinifinin sorunlarini konusunda

izlememiz gereken ender aydinlardan biridir de Gorki.Edebiyat ve devrimci sanat yasaminda kim aydin,kim degili kavramamiz

icin eserlerini yeniden incelememiz gerekli.



Egemen siniflar burjuva ideolojisini kapitalis-emperyalist-sömürgeci toplumda egitim-kültür ve yasamimizin her alaninda da hakimiyetini

sürdürüyor.Burjuvazinin ve sömürgecilerin egemenligini sadece zora dayanarak yapmaz,daha etkili olan bu idelojik etkiye dayanarak

sürdürür.Emekci aydinlarin kültür-sanat alaninda ki eserleri kapitalist-emperyalist-fasist-gerici toplumlarin bagrinda bize yürüyecegimiz

yolu gösteriyor. yeralti nehirlerini.


yeralti nehirleri kollektifi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder